KU TR

Yazılı açıklama yapan HPG Basın ve İrtibat Merkezi 41. Yıldönümünde 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı kutladı. Açıklamada ‘’Kürdün ölüm fermanını yırtan, varlık ve özgürlük savaşını başlatarak Kürt halkının dirilişini sağlayan Ulusal Diriliş Bayramı Rêber Apo’ya, şehitlerimizin değerli ailelerine, yurtsever Kürt halkımıza, dünyanın dört bir yanında mücadelemize omuz veren dostlarımıza ve tüm yoldaşlarımıza kutlu olsun’’ denildi.

Farklı tarihlerde şehadete ulaşan fedai komutan Koçero Urfa, Nûreddîn Sofî ve Bahtiyar Gabar’ın şahadetlerini de duyuran HPG, şehadet gerçeğine değinerek ‘’Koçero Urfa ve Nûreddîn Sofî yoldaşlardan feyz alan, onlara yüreğinde yer açan, tanıyan ve candan bağlı olan tüm yoldaşlarımız ve yurtsever halkımız özgürlük davamızın bu öncülerinin şehadetini onlara yaraşır şekilde’’ karşılanması gerektiğini belirtti.

HPG’nin açıklaması şu şekilde:

Şanlı 15 Ağustos Atılımı, Kürt dilinin, kimliğinin ve varlığının inkar edildiği, tüm değerlerinin sonuna kadar sömürüye açıldığı, Kurdistan’ın bir bütünen işgal altında ve zifiri karanlığa mahkum edildiği koşullarda gerçekleşmiştir. Rêber Apo’nun tarihi çıkışı, PKK’nin kuruluşu, Mazlum Doğan yoldaşın üç kibritle direniş ateşini yakması, Dörtler’in ve 14 Temmuz Direnişçileri’nin şahsında bu direnişin harlanması 15 Ağustos 1984 Atılımı’nın temelini oluşturmuştur. Kürt halkı üzerindeki katmerli sömürgeciliği parçalamak için Fermandar Egîd öncülüğünde 15 Ağustos’ta atılan ‘’İlk Kurşun’’ ile varlık ve özgürlük savaşımız başlamış, Kürt ve Kurdistan için bir milat olmuştur. İşgalciliğe, sömürgeciliğe ve 12 Eylül faşist cuntasına bir mermi sıkmayı tahayyül bile edemeyenlerin olduğu dönemde, böylesine bir kahramanlık eylemini ve gerilla mücadelesini başlatmak, Kürt halkında her anlamda bir dirilişe ve ayağa kalkışa yol açmıştır. Apocu iradeyle kendisini küllerinden yeniden yaratan halkımız haklı ve meşru mücadelesiyle kölelik zincirlerini kırmış, geriliklerini aşmış ve kesintisiz süren bir kahramanlık yürüyüşünün sahibi olmuştur.

15 Ağustos Atılımı çok başarılı ve sonuç alıcı askeri niteliğinin yanı sıra, Kürt halkında ulusal ve toplumsal dirilişi gerçekleştirmiş, özgürlüğe inancı ve umudu yaratmıştır. Bu inanç ve umut temelinde yürütülen ve 41 yılı geride bırakarak 42’inci yılına giren tarihi mücadele; Kurdistan’da sosyal, zihni, kültürel ve özgür kadın devrimine yol açmıştır. Diriliş Devrimi, Kürtler’in olduğu her yerde düşünsel, sosyal ve demokratik açıdan devrimsel bir süreci geliştirmiştir. Öyle ki, Diriliş Devrimi ile ayağa kalkan özgür Kürt kadını bugün tüm dünya kadınlarının ilham aldığı, özendiği ve merakla takip ettiği özgür yaşam öncüsü haline gelmiştir. Rêber Apo’nun ‘’devrim içinde devrim’’ olarak tanımladığı bu gelişmeler beraberinde herkesin artık gururla sahip çıktığı yepyeni bir Kürtlüğü, özgür Kürt insanını, Kürdün zapt edilemez ruhunu, bilincini ve yüce değerlerini yaratmıştır. Bugün Kürt, Kürtlük, Kurdistan ve Kurdistanî değerlerden, bu değerlerin yüceliğinden söz edilebiliyorsa kuşkusuz bunda 15 Ağustos Atılımı’nın ve peşi sıra gerillanın binlerce şehit vererek geliştirdiği silahlı mücadelenin rolü tayin edicidir. Dünümüzü anlamlandıran, bugünümüzü yaratan ve özgür yarınlarımızın temelini atan aziz şehitlerimizi Fermandar Egîd şahsında saygı ve minnetle anıyoruz.

Tüm bu tarihi gelişmeler binlerce şehidimizin büyük emekleri ve uğruna canlarını hiç çekinmeden feda ettiği mücadele sayesinde yaratılmıştır. İşte bu yüzden Şanlı 15 Ağustos Atılımı, şehitler çizgisine bağlılığın ve bu çizgide fedaice yürüyüşün adıdır. Fedailer çizgisini zirvede temsil eden ve yaşamının her anını halkımızın özgür geleceğine adayan önemli bir şehadet halkası Koçero Urfa yoldaşın şehadetidir. Partimiz PKK’nin Merkez Komite Üyesi ve Apollo Akademiler Komutanı Koçero Urfa – Metin Arslan yoldaş, 4 Kasım 2019’da işgalci Türk devletinin suikast tarzında gerçekleştirdiği bir hava saldırısında şehadete ulaşmıştır.

Kürt halkının yiğit evladı, profesyonel devrimcisi, Fermandar Egîd’in takipçisi, Rojava Özgürlük Devrimi’nin ve Kuzey – Doğu Suriye halklarının öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaş, 24 yılını geçirdiği Kurdistan dağlarına eski arkadaşlarını görme temelinde Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığımızı ziyarete geldiği esnada 6 Nisan 2021 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaşmıştır.

Koçero Urfa ve Nûreddîn Sofî yoldaşları saygı, sevgi, bitimsiz özlem ve en derin yoldaşlık duygularıyla anıyoruz. Rêber Apo'nun en sadık yoldaşları, Fermandar Egîd’in yiğit savaşçıları, 15 Ağustos Ruhuyla dopdolu olan mücadelemizin dervişane önderlerinin anısı önünde saygıyla eğiliyor, bağlılık sözümüzü yineliyoruz.

Apocu Hareket’te ‘’Şehitler ve Şehadet Gerçeği’’ ardından hayıflanılan ve matemi tutulan bir gerçeklik değildir. İlk Parti şehidimiz Haki Karer yoldaşın şehadetine Rêber Apo’nun verdiği anlamlı yanıttan günümüze kadar birbirine eklemlenen binlerce şehadet halkasının ortaya çıkardığı şehitler gerçeğinin anlamı; mücadeleyi büyüterek şehitleri ölümsüz kılmaktır. Koçero Urfa ve Nûreddîn Sofî yoldaşlardan feyz alan, onlara yüreğinde yer açan, tanıyan ve candan bağlı olan tüm yoldaşlarımız ve yurtsever halkımız özgürlük davamızın bu öncülerinin şehadetini onlara yaraşır şekilde karşılamalıdır. 15 Ağustos Ruhuyla, cesaretle, coşkuyla, moralle, daima şehitleri yaşama ve yaşatma tutumuyla anmalıdır.

Koçero Urfa ve Nûreddîn Sofî’nin yoldaşları olan Kurdistan Özgürlük Gerillaları olarak şehitlere yaraşır bir tutumun, mücadele tarzının ve temposunun içinde olacağımızın ve anılarını daima yaşatacağımızın sözünü veriyoruz. 42’inci mücadele yılında şehitler çizgisindeki Egîdleşme yürüyüşünü tereddütsüzce sürdüreceğimizi belirtiyoruz.

Umut, inanç ve zaferin adı olan 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı şehitlerimize bağlılık temelinde bir kez daha kutluyoruz. Yüreği Rêber Apo ile atan ve Apocu çizgide hesapsızca yürüyen tüm yoldaşlarımıza, yurtsever halkımıza ve halkımızın dostlarına yürüttükleri mücadelede üstün başarılar diliyoruz.

Koçero Urfa’ya ilişkin;

‘’Koçero yoldaşımızın şehadetinden dolayı öncelikle Rêber Apo’ya, değerli ailesine, yurtsever Urfa halkımıza ve tüm Kürt halkına başsağlığı diliyoruz. Kutsal topraklarda yaşama gözlerini açan Koçero yoldaş özgür yaşam aşkıyla Rêber Apo’ya ve Özgürlük Hareketi’ne katıldı. 28 yıl boyunca Kurdistan dağlarında ve farklı alanlarda büyük fedakarlıklarla soluksuzca mücadele etti. İdeolojik, felsefik, örgütsel ve askeri açıdan Apocu Hareketin rol oynayan öncülerinden biri haline geldi. Koçero yoldaş dürüst, emekçi, samimi, mütevazı, insani meziyetleri yüksek, kişiliğini erdemli devrimciliğe ve ölçülü militanlığa ulaştırmayı başarmış hakiki bir Apocu’ydu. Yoldaşların yoldaşı olma ve şehitlerin izinden yürüme mertebesine ulaşmayı daima bilen profesyonel bir devrimciydi. Fedaice mücadelesiyle Kürt halkına değerler kazandıran, meşru savunmasında önemli bir rol oynayan ve Apocu Hareketi daima ileri taşıyan mücadelemizin büyük öncüsüydü. Koçero yoldaş, her birimizin üzerinde büyük bir emeği olan, yokluğunu daima hissettiğimiz ve gözlerimizin aradığı bir komutandı. Hepimizi etkileyen ve eğiten Koçero yoldaşın binlerce arkadaşımız üzerindeki emeğinin karşılığı, ancak mücadelenin zafere ulaşmasıyla ödenebilecektir. Büyük Apocu, halk önderi, profesyonel devrimci, cesur komutan ve yiğit kahraman Koçero yoldaşı mücadele pusulamız haline getirerek uğruna tüm yaşamını feda ettiği yüce amaçları başarma ve emeklerine layık olma sözü veriyoruz.

Her an’ da ve her mekanda Apoculuğu iliklerine kadar yaşayan fedai komutanımız Koçero Urfa yoldaşı sevgi, saygı ve minnetle anıyor, bir kez daha Rêber Apo'nun değerli ailesine ve tüm yoldaşlarımıza başsağlığı diliyoruz.

Koçero Urfa yoldaşımızın kimlik bilgileri şöyledir:

 Kod Adı: Koçero Urfa
 Adı Soyadı: Metin Arslan
 Doğum Yeri: Dîlok
 Anne – Baba Adı: Fadile – Celal
 Şehadet Tarihi ve Yeri: 4 Kasım 2019 / Medya Savunma   Alanları

 

Rêber Apo öncülüğünde başlayan ve yürüyen Kurdistan Özgürlük Mücadelemiz birçok fedai, kahraman ve yiğit yaratarak yeni bir tarih yazmıştır. Bu kahramanlar duruşları, fedailikleri, emekleri ve ölçülü yaşamlarıyla özgür ve yeni insan düzeyini temsil etmiştir. Bir yandan özgür ve yeni insanı yaratan, bir yandan da onlarla yepyeni bir toplum ve yaşamı kuran Apocu Hareket sayısız güzide ve seçkin devrimciyi halkımıza kazandırmıştır. Özgürlük Mücadelemizin güzide, seçkin ve yiğit kahramanlarından biri de Koçero yoldaştır.

Koçero yoldaş, baba tarafı Kürt, anne tarafı ise Türkmen olan bir ailenin evladı olarak yaşama gözlerini açtı. Urfa’nın Xelfetî (Halfeti) ilçesinden olan ailesi 1960’larda Dîlok’un Belkis (Nizip) ilçesine göç ettiği için Koçero yoldaşımız da Belkis’ta doğup büyüdü. Koçero yoldaşın ailesi tüm Kürt halkı tarafından bilinen Rêber Apo’nun ailesidir ve Rêber Apo’nun dayısı Celal’in oğludur. Koçero yoldaş böylesine değerli bir ailenin ferdi olarak büyüme şansına daha ilk doğduğun an’ da kavuştu. Çocukluk ve gençlik yılları doğduğu toprakların kutsal özüyle şekillendi. Koçero yoldaşımızın özgürlük yürüyüşü, halasının oğlu olan Rêber Apo'nun kulaktan kulağa aktarılan ve artık bir efsaneye dönüşen Özgürlük Hareketini çocukluk yıllarında tanıması ile başladı. Yaşadığı mekan mücadelemizi fazla tanımasına imkan vermese de her zaman bunun arayışında oldu. Özgürlüğe ve anlamlı yaşama susamış bir genç olan Koçero yoldaş, güçlü bir arayış içerisine girdi. Her anını en iyi şekilde değerlendirerek PKK'yi tanımaya ve anlamaya çalıştı. Faşist 12 Eylül 1980 cuntası sürecinde yaşanan insanlık dışı uygulamalarla Türk devlet gerçekliğini daha iyi anlamaya başlayan Koçero yoldaşımız, bu süreçten sonra arayışını daha da güçlendirdi. İçinde yaşadığı toplumsal gerçekliğin Türk devletinin asimilasyon politikalarından etkilenmesi ve giderek sistemiçileşmesi nedeniyle kendisini asla bu sahte yaşama ait hissetmedi. Koçero yoldaş buradan çıkışı, halası olan Üveyş Ana'nın yanında buldu. Birçok sefer Belkis (Nizip)’ten ayrılıp Amara köyündeki Üveyş Ana’nın yanına gitti. Üveyş Ana ile geçirdiği zamanları yaşamının en değerli anları olarak anan Koçero yoldaş, Rêber Apo gerçekliğini ilk defa Üveyş Ana'dan öğrendi. Amara’da adeta nefes aldı, özgür yaşamın anlamına ve tadına ilk orada vardı. Koçero yoldaş, okulların ara verdiği yaz dönemlerini Üveyş Ana'nın yanında geçirdi. İlk bilinçlenmesini Amara’da yaşayan yoldaşımız, yine Üveyş Ana'nın telkinleri ile üniversite okumaya karar verdi. İlkokul, ortaokul ve liseyi Belkis ilçesinde okuyup bitiren Koçero yoldaş, çalışkan ve zeki bir genç olarak İzmir’deki 9 Eylül Üniversitesi’nde maliye bölümünü kazandı. Bu temelde İzmir'e geçti. Ege yöresinin en büyük ve gelişkin kentinde daha rahat hareket etme imkanına kavuşan Koçero yoldaşımız, gerilla mücadelemizin yükselmesinin ve halkımızın kendisini bağlayan kölelik zincirlerini kırarak diriliş devrimini gerçekleştirmesinin yarattığı devrimci havayı özgürlük mücadelesine katılmanın gerekçesi haline getirdi. Koçero yoldaş başarılı bir öğrenci olup, büyük metropollerde imkanlarla dolu sistem yaşamına kavuşmuşken tüm bunları elinin tersiyle itti. Anlamlı yaşamı, halkının özgürlüğünü ve onun kutsal özgürlük davasını kendi bireysel yaşamının üzerinde gördü. Üç yıl süren öğrencilik sürecinde İzmir'deki üniversite gençliği içerisinde birkaç arkadaşıyla birlikte örgütlü bir yapı oluşturarak onlarca öğrencinin gerilla saflarına katılmasına öncülük etti. Böylece ilk devrimci görevlerini kendi öz gücüne dayanarak başarılı bir şekilde yerine getirdi. Rêber Apo’nun 1972 – 1975 sürecinde Ankara’da yaptığı devrimci çıkışın bir benzerini de Koçero yoldaş 1990’larda İzmir’de yapmaya çalıştı. Üniversite, gençlik ve şehir çalışmalarındaki süreci kendisi için yeterli gören Koçero yoldaş, büyük bir inançla profesyonel devrimci olma kararı vererek 1992 yılında bir grup arkadaşıyla birlikte Kurdistan Özgürlük Gerillası’na katıldı.

Heftanîn’de kısa bir süre kalıp ilk tecrübelerini edindikten sonra Rêber Apo’yu görmek üzere Önderlik Sahası’na geçti. Koçero yoldaşımız, yıllarca büyük özlem duyduğu Rêber Apo’yu görme hayalini gerçekleştirdi. Rêber Apo'dan eğitim almayı ve O'nunla aynı havayı solumayı kendisine verilen bir mükafat olarak değerlendirdi. Koçero yoldaş, yaşadığı bu duygu yoğunluğunu devrimci bilinç düzeyine çıkararak mücadeleye bağlı, duygulu, inançlı ve bilinçli bir katılım sağladı. Bekaa’daki Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’nde Önderliğimizin eğitiminden aldığı güç ve moralle yüzünü bir kez daha dağlara dönen Koçero yoldaşımız, Zelê, Xakurkê ve Zagroslar’da uzun yıllar boyunca mücadele yürüttü. Bu süreçlerde daha çok bulunduğu bölgelerdeki yoldaşlarının eğitim çalışmalarında sorumluluk üstlendi. Her bir yoldaşında Apocu ahlak, bilinç ve kültürün gelişmesinden Apocu mücadele çizgisinin yaşamsallaşmasına kadar komple bir mücadele yürüttü. Koçero yoldaş, Rêber Apo ile olan bağını hiçbir zaman ailecilik veya kan bağı üzerinden tanımlamadı. Rêber Apo ile olan akrabalık durumunu asla öne çıkarmadı, hatta birçok zaman bunu yoldaşlarına bile yansıtmadı. ‘’Eğer Rêber Apo ile bir bağım varsa o da hakiki yoldaşlık temelinde yetkin bir Apoculuk ile olmalı’’ ilkesine göre yaklaştı. Daima Rêber Apo’yu, Apocu ideoloji ve felsefeyi, Rêber Apo şahsında gerçek ifadesini bulan özgür Kürt kişiliğini doğru anlamaya ve ölçülü bir şekilde yaşamaya çalıştı. Bu anlamda ideolojik bir katılımın sahibi olmak için ciddi yoğunlaşma ile düşünsel anlamda büyük bir emek verdi, ilke ve ölçü sahibi olmayı esas aldı. Aynı zamanda her bir yoldaşının duygu dünyasına girerek onları anlamayı, yaşadıkları çelişkileri aşmayı ve böylece devrimci yaşamlarında büyük çıkışlar yapmalarını sağlamayı en yüce yoldaşlık görevi olarak ele aldı. Edindiği tecrübelerle derin bir gözlem ve çözümleme gücüne ulaşarak üstlendiği her çalışmayı hakkını vererek yapmayı bildi. Aynı zamanda yaşamının her anında kendisini de eğitmeyi ihmal etmeyen Koçero yoldaşımız, Apocu çizgide doğru ve istikrarlı yürümenin kendini eğitmekten geçtiğine yürekten inandı. Mücadelesinin eksenine aldığı Rêber Apo'ya bağlılığın ancak O'nun fikirlerinin yaşam bulmasıyla anlam bulacağının bilinciyle hareket etti. Bunun da ancak Önderlik felsefesinde ve mücadele çizgisinde derinleşmekle mümkün olacağının farkındalığıyla daha fazla yoğunlaştı. Bu anlamda Önderliğe olan inancı ve bağlılığı ile tüm yoldaşlarının kendilerine örnek aldığı Apocu bir komutan haline geldi.

Koçero yoldaş Kurdistan Özgürlük Gerillası’nda savaşçılıktan tim, takım, birlik, bölge ve eyalet komutanlığına kadar birçok kademede görev yürüttü. Bir dönem Garê’de eyalet komutanlığı görevini yaptı. Pratiğinin önemli bir bölümünü yoldaşlarını eğitme temelinde akademilerde geçirdi. Çünkü Koçero yoldaş psikolojik ve sosyolojik olarak insanları anlama, çözümleme ve kendilerini yeniden inşa etmede yardımcı olma konusunda gerçek bir insan sarrafıydı. Yılların verdiği tecrübeyle bunu ustaca yapma kabiliyetine erişmişti. Kurdistan Özgürlük Gerillası’nın kendisini Apocu çizgide derinleştirmesini, her süreçte yenilemesini, taktikte zenginleşmesini ve mükemmel bir gerilla ordusu haline gelmesini hedefleyen askeri ve ideolojik eğitim veren Apollo Akademileri’nde yıllarca faaliyet yürüttü. Apollo Akademiler Komutanlığı’nda uzun bir süre görev yürüten Koçero yoldaşımız, eriştiği ideolojik birikim ve tecrübesini tüm kadro yapımıza taşırmaya çalıştı. Önderlik felsefesinin anlaşılması, özümsenmesi ve uygulanması için eşsiz bir emek ve çaba harcadı. Yoldaşlarının Önderlik hakikatini ve Parti gerçekliğini anlaması için ısrarla, sabırla ve alçakgönüllülükle bu hakikatleri anlatmaktan usanmayan Koçero yoldaşımız bu özelliğiyle Kemal Pir yoldaşımızın geleneğinin de temsilcisiydi. ‘’Bir insana gerçeği anlatmak için gerekirse 3 saat gerekirse 300 saat konuşur ve örgütlerim’’ diyen Kemal Pir yoldaşın sadık takipçisiydi. Koçero yoldaş 2012 yılında yazdığı bir raporunda PKK’nin eğitim gerçeğine yaklaşımını şu sözlerle değerlendirmişti: ‘’Bireyde radikal bir yaklaşımın gelişmesi ve doğrudan dönüşümü ancak kişinin yürekten katılımıyla mümkündür. Her yeni günü pratiğe doğru katılım temelinde değerlendiren kişilik, en radikal ve derin dönüşümü gerçekleştirebilir. Önderlik gerçeğinde günlük olarak yaşanan zihniyet devrimi bunun en çarpıcı kanıtıdır. Esas olarak Şehîd Erdal – Engin Sincer arkadaşın da belirttiği gibi ‘militan olan, militan olmanın gerekliliklerini yerine getirmelidir.’ Doğru gerilla duruşunu yaşayan kişiliği her zaman zaferi kazanan duruş olarak değerlendiren bu deyim, bizler için daima çarpıcılığını korumaktadır. Kendini bu yaşanan gerçeklikler çerçevesinde daha iyi tanımlayarak çözümleme gücünü ve çabasını göstererek çalışmalara katılma gücünü göstermekteyim.’’

Koçero yoldaşın militanca duruşu, Parti doğrularını tereddütsüz bir şekilde savunması ve söylediği gibi yaşayan bir komutan olmasından dolayı tüm yoldaşlarının sevgi, saygı ve yüksek güvenini kazanmasını bildi. Koçero yoldaştan en sert eleştirileri ve en radikal müdahaleleri duyan hiçbir yoldaşımız asla bundan rahatsız olmadı, Koçero yoldaşın üslup, hitabet ve tarzından büyük güç aldı. Koçero yoldaş kolektif çalışma tarzı ve ekip oluşturup çalışmaları örgütlü bir şekilde yürütmedeki kabiliyeti sayesinde birlikte mücadele yürüttüğü her bir yoldaşının hem yükünü hafifletti hem de onların tüm güçleriyle mücadeleye katılmalarını sağladı. Apocu çizgi doğrultusunda binlerce yoldaşını eğitip yetiştirdi. Anlayışlı, hoşgörülü, empati gücü yüksek ve yoldaşlarını yürekten hisseden kişiliği ile tüm yoldaşlarının daima birlikte mücadele etmek istediği bir komutandı.

Bir halk sevdalısı ve özgürlük davasının neferi olan Koçero yoldaş, kendisini adayarak Apocu fedai militanlık ve onu hakkıyla temsil edebilen Apocu fedai komutanlık düzeyine ulaşmayı başardı. 11’inci PKK Kongresi’nde Partimiz PKK’nin Merkez Komite Üyesi olarak seçilen Koçero yoldaş, Apocu Hareket’in en ön mevzisinde büyük ve tarihi bir görev üstlendi.

Apocu bir militan olarak kendisini tüm yaşamıyla mücadeleye adayan Koçero yoldaşımız, çok yönlü kişiliği sayesinde birçok mücadele alanında görev yürüttü. Sorumluluk almayı özgürlük devrimimize hizmet olarak anlayan ve bu temelde hiçbir zaman sorumluluktan kaçınmayan yoldaşımız, bu özelliğiyle Önderlik ve şehitler gerçekliğine layık bir yürüyüşün sahibi oldu. Örgütümüze ve yoldaşlarına karşı her zaman açık, samimi ve dürüst olmayı ilke edinen Koçero yoldaşımız, kişiliğinde fikir, zikir, eylem birlikteliğini eksiksiz bir şekilde temsil etmeyi başardı.

Her zaman eksikliğini hissedeceğimiz ve gözlerimizin aradığı Koçero yoldaşımızın, içten ve hepimizi etkileyen sıcak yoldaşlığı ve binlerce arkadaşı üzerindeki emeğinin karşılığı ancak mücadelenin zafere ulaşmasıyla ödenebilecektir.’’

‘’Rojava Özgürlük Devrimi’nin Öncüsü Nûreddîn Sofî ve Apocu Fedai Militan Bahtiyar Gabar saygıyla anıyoruz’’

6 Nisan 2021 günü Garê bölgesinin Bergarê alanında işgalci Türk ordusunun saldırısı sonucunda şehadete ulaşan Kürt halkının yiğit evladı, profesyonel devrimcisi, muzaffer komutanı ve Rojava Özgürlük Devrimi’nin öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaş ile Apocu fedai militan Bahtiyar Gabar yoldaşı saygıyla anıyoruz.

Nûreddîn Sofî yoldaş, Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katılarak 1990’dan 2013’e kadar PKK saflarında 24 yıl ve ardından gerilladan ayrılıp Rojava Özgürlük Devrimi’ne katıldığı sonraki 8 yıl olmak üzere toplamda 32 yıl boyunca nefes nefese bir mücadele yürüttü. Kurdistan Özgürlük Gerillası saflarında savaşçılıktan HPG Ana Karargah Komutanlığı’na kadar en üst düzeyde sorumluluklar üstlendi. Halkımızın özgürlük mücadelesi için hiçbir fedakarlıktan çekinmeyerek, küçük büyük demeden her türlü göreve aşkla koşarak devrimcilik yaptı. Rojava Özgürlük Devrimi büyüyüp üzerindeki saldırılar yoğunlaşınca kendi isteğiyle gerilladan ayrılıp Rojava Özgürlük Güçleri’ne katıldı. Takip ettiğimiz kadarıyla burada da askeri ve siyasi olarak önemli sorumluluklar üstlenip öncülük yaptı. Rojava halkının öncü devrimcisi Nûreddîn Sofî yoldaş, 24 yılını geçirdiği Kurdistan dağlarına eski arkadaşlarını görme temelinde Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığımızı ziyarete geldiği esnada 6 Nisan 2021 günü gerçekleşen düşman saldırısında şehadete ulaştı.

Nûreddîn Sofî yoldaşımızın ziyaretine eşlik eden ve kendisine yardımcı olan Apocu fedai militan Bahtiyar Gabar yoldaşımız da beraberinde şehadete ulaştı. Botan halkının yiğit evladı Bahtiyar yoldaşımız, genç, atik, dinamik ve tıpkı Sofî yoldaş gibi zeki bir devrimci olarak önemli bir görevi yerine getirirken şehitler kervanına katıldı.

Kürt ulusunun öncüsü Nûreddîn Sofî yoldaşı ve Apocu fedai militan Bahtiyar Gabar yoldaşı 15 Ağustos Atılım Ruhu ile anarken, yürüttükleri mücadeleye ve kahramanlık duruşlarına layık olacağımızın sözünü veriyoruz. Sofî yoldaşın bizlere öğrettiklerini, kişiliğinde bir hakikat haline getirdiği özlü Kurdistan devrimciliğini halkımızın özgürlük mücadelesinde bir bayrak haline getirme kararlılığımızı vurguluyoruz. Bu duygularla başta değerli aileleri olmak üzere yurtsever Kurdistan halkına başsağlığı diliyoruz.

Nûreddîn Sofî'ye ilişkin;

Her toplumun bir direniş tarihi, bu direnişlere öncülük eden ve toplumun bağrında yetişen halk kahramanları vardır. En zor ve imkansız görünen koşullarda tereddüt etmeden öne atılan, yeni bir yol açan ve özgür bir gelecek umudu yaratan bu öncüler halkların hafızasında silinmez bir yer edinirler. Soykırım saldırıları altında can çekişen ve kendisini inkar boyutuna getirilmiş bir halkın öncüsü olmak ise karşılaşılabilecek en zorlu görevlerin başında gelmektedir. Karanlığın hüküm sürdüğü böyle bir gerçeklilik içinde Rêber Apo ve PKK ile Kürt halkı eşsiz ve tarihi bir çıkış gerçekleştirmiştir. PKK, bir halkın yeniden yaratılış tarihi, Kurdistan’ı aşarak evrenselleşen bir umut hareketi ve onurlu yaşamda ısrarın adı olmuştur. Rêber Apo’nun başlattığı bu kutsal özgürlük yürüyüşü ezilen halkımızın umudu haline gelmiş, Kurdistan’ın dört bir yanından Kürt halkının en yiğit evlatları akın akın mücadele saflarına katılmıştır. Kurdistan halkının mayasında ve özünde bulunan cesaret Apocu hareket sayesinde pratikleşmiş, Apocu çizgide binlerce yiğit kadın ve erkek yaratmıştır. Birçok Apocu militan destansı bir yaşam yaşamış, mücadele etmiş ve adını tarihe nakşetmiştir.

Şahadete ulaşan yoldaşlarımızın kimlik bilgileri şu şekilde:

Kod Adı: Nûreddîn Sofî

Adı Soyadı: Nûreddîn Sofî

Doğum Yeri: Qamişlo

Anne – Baba Adı: Meryem - Sofî Xelef

Şehadet Tarihi ve Yeri: 6 Nisan 2021 / Garê

Kod Adı: Bahtiyar Gabar

Adı Soyadı: Abdulbaki Babur

Doğum Yeri: Wan

Anne – Baba Adı: Taybet – Kerem

Şehadet Tarihi ve Yeri: 6 Nisan 2021 / Garê

Adını Kurdistan tarihine kahramanlık destanlarıyla nakşedenlerden biri de Nûreddîn Sofî yoldaşımızdır. Tüm sevenlerinin kendisine hitap ettiği şekli ile Sofî yoldaş, Qamişlo’nun Mişêrfa köyünde yaşama gözlerini açtı. Qamişlo’da büyüyen, daha sonra üniversite okumak üzere Heleb’e giden Sofî yoldaş, Apocu Hareketi burada tanıdı ve yurtsever devrimci gençlik hareketine yer aldı. 1990 yılının Ağustos ayında profesyonel bir devrimci olmaya karar vererek PKK’ye katıldı. Rêber Apo’nun yanına giderek Bekaa’daki Mahsum Korkmaz Askeri Akademisi’nde ilk eğitimini aldı. Sofî yoldaş 2006 yılında yazdığı bir raporunda kendisini, PKK’yi tanıma sürecini şu sözlerle dile getirmiştir:

‘’PKK, Kürdü yeniden yaratma, geçmişine gururla bakan, gününü bilinçli yaşayan ve geleceğe umutla bakan bir insan yaratma hareketidir. Bu, Rêber Apo’nun öngörüsüyle ve tarih bilinciyle büyük şehitlerimizde ifadesini bulmuştur. Bir hidrojen çekirdeği tek elektron ve tek protondan müteşekkil en hafif atom konumundayken sınırsız ve sonsuz bir enerji dönüşümünü gerçekleştirmiştir. En zayıf insanın momentum gücüne ulaşarak en zirvelere yükselebileceği Egîdler’de, Zîlanlar’da ve Bêrîtanlar’da görülmüştür. İşte böylesi büyük değerlere sahip ve şanlı bir geçmişi olan bir hareketin militanı olmak, yetki ve sorumluluklar üslenmek son derece ciddi ve ağır bir meseledir. Bu nedenle kendimizi güçlü çözümleyerek bilinçli bir yaşam düzeyine çıkarmak zorundayız. Çünkü o yüce değerlere layık olmak, bir şeref borcumuzdur. Onlarla yaşadıkça geleceğimiz teminat altına alınmış demektir. Çünkü onlar, Kürdün onurlu geçmişi oldukları gibi geleceğin de umutlarıdırlar. Her gün bu büyük şehitlerin huzuruna çıkmak, kendi günahlarının itiraflarında bulunmak ve onlardan af dilemek, tarihi bilinçli yaşamanın ta kendisidir. Eğer onların yoldaşı olma onurunu taşıyorsak, Rêber Apo’nun askeri olma şan ve şerefini yaşıyorsak, kendimizi çözümlemek, özeleştirimizi vermek, insan olmanın ve namuslu olmanın bir gereğidir. Lise ve üniversite yıllarında sosyalist düşünürlerin yazılarını okuyup PKK sempatizanlarıyla tanıştım. Ben PKK için yaratılmamış olabilirim ancak PKK adeta benim için yaratılmıştı. Çünkü PKK dışında sadece adı olmaktan, sıradan bir yaşamdan ve ölümü düşünmekten başka bir şey yoktu. PKK’ye katıldığımda insan olduğumu hissedip tüm zorlukları yenip mutluluğu ve sevinci tattım.’’

Rêber Apo’dan aldığı eğitimle büyük bir güce, morale ve birikime kavuşan Sofî yoldaş Bekaa’dan Kurdistan’a geçti. İlk olarak Heftanîn’de gerillacılığa başladı. Ondan sonra Qileban bölgesine geçerek Bakur’da gerillacılık yaptı, kısa süre içerisinde önemli bir düzey kazanarak 1991’de Qileban’da takım komutanı oldu. Buradaki pratikten sonra Zagroslar’a geçti. Avaşîn ve Herkî alanlarındaki pratiğiyle birlik komutanı düzeyine yükseldi. Cesaretli ve heyecanlı katılımıyla 1994 yılında Elbak, Payîzava ve Kelareş alanlarından oluşan bölgenin komutanlığını yaptı. İki yıl boyunca bu bölgenin komutanlığını yaparken birçok eylem gerçekleştirdi. 1996 yılının sonunda tekrardan Önderlik sahasına geçti. Önderlik akademisinde iki dönem kalıp yönetim düzeyinde görev aldı. Önderliğin yanından ülkeye döndükten sonra Zagroslar’da komutan olarak görev üstlendi. 1997’deki Güney savaşında tabur komutanı olarak savaştı. 1999’da geri çekilme temelinde Qendîl’e geçti. 2000’de güçlerimize dönük gelişen saldırılara karşı Qendîl’deki savaşta aktif rol oynadı. Bulunduğu cephe çok yoğun saldırılara maruz kalmasına rağmen 1 milim bile geri adım atmayıp beraberindeki yoldaşlarla birlikte tüm saldırıları kırmıştır. 2003’te Amed eyalet komutanı olarak sorumluluk alıp Bakurê Kurdistan’a geçti. Tarihi 1 Haziran Hamlesi’ne Amed eyaletinde öncülük etti, birçok eylemin geliştirilmesini sağladı. Bu şekilde PKK içerisinde geliştirilmek istenen ihanetçi tasfiyeci eğilime karşı duruş ve tutum geliştirdi. 2007’ye kadar eyalet komutanlığını yürüterek burada güçlü bir sistem oluşturdu, Amed halkının yüreğinde yer edinen güçlü çalışmalar yürüttü. 2005’te yeniden kurulan PKK’nin Parti Meclisi’ne seçildi ve Merkez Komite Üyesi oldu. Hareketimizde oynadığı rol, yürüttüğü mücadele, ideolojik ve örgütsel düzeyi artık Apocu Harekette resmi görev alarak öncülük etmesine yol açtı. PKK’de en üst düzeyde görev aldı, bu şekilde Önderlik mevzisindeki yerini alarak Hareketimize öncülük etti. Sonraki yıllarda da bu öncülük görevini yükselterek yerine getirdi.

2007’de Amed eyaletinden Medya Savunma Alanları’na geçtikten sonra halk çalışmalarında öncülük yapmak üzere KONGRA-GEL’e dahil oldu. KONGRA-GEL çalışmalarındaki tarz ve temposuyla güçlü bir düzey yakaladı. Fakat hem kendisinin isteği hem de onu tanıyan yoldaşlarının talebi tekrardan askeri çalışmalara dönmesi yönündeydi. 2008’de gerçekleşen 10’uncu PKK Kongresi’ne katıldı, burada alınan karar ve kendi önerisi üzerine HPG’ye geçti. 2009 yılı Şubat’ında gerçekleşen HPG Konferansı’nda ise HPG Ana Karargah Komutanı olarak seçilerek en üst düzeyde görev aldı. 2009’dan 2013’e kadar HPG Ana Karargah Komutanlığı görevini yürüttü. 2011 yılında İran devleti Qendîl’e saldırınca buradaki savunma savaşında bizzat alana gelerek derin tecrübesiyle savaşı yönlendirdi ve başarılı olmasında önemli katkılar sundu. 2012 yılında Devrimci Halk Savaşı’nı geliştirme ve Türk devletinin saldırılarını bertaraf etme temelinde birçok hamlenin geliştirilmesinde rol oynadı. Devrimci Halk Savaşı’nı Bakur’da yükseltmek için 2012’de HPG Ana Karargah Komutanı olarak bizzat Botan’a geçti. Sofî yoldaş, daima bir çocuk kadar heyecanlı, bir genç gibi atik hareket etti ve Apocu fedai bir militan olarak görevden göreve koştu.

2013 yılında PKK olarak Türk devleti ile savaş durdurulup karşılıklı ateşkes ilan edildi. Bu süreçte Rojavayê Kurdistan’daki halkımıza karşı çeteler eliyle yoğun saldırılar gelişince Sofî yoldaşımız da kendi isteğiyle Rojava Özgürlük Devrimi’ne katılmak üzere gerilladan ayrıldı. Rojavayê Kurdistan halkının hayırlı bir evladı, yetişmiş komutanı ve öncü devrimcisi olduğu için doğduğu topraklarda yükselen devrimde rol oynamak üzere gitti.

Emsalsiz bir kahramanlık yürüyüşünün sahibi olan Sofî yoldaş, PKK’de ve Kurdistan dağlarında geçirdiği 24 yıl boyunca nice değerler yarattı. Sofî yoldaş, ölümsüz komutanımız Egîd – Mahsum Korkmaz yoldaşın izinden yürüyen ciddi bir asker ve yetkin bir komutandı. Fakat Sofî yoldaş, salt bir asker ve komutan değil, çok yönlü kişiliğe sahip gerçek profesyonel bir devrimciydi. Büyük bir entelektüeldi. Daima tartışır, hep bir şeyler okur, yeni şeylerin peşinden koşar, merakla araştırır, yaşadığı günü asla bir önceki günün tekrarı olmazdı. Rêber Apo’nun bu özelliklerini kişiliğinde mükemmel bir şekilde yaşamsallaştırmıştı. Halkçı ve komünal özelliği çok belirgin, mütevazı, her yaştaki insanla bir olabilen, diyalog kurabilen, yoldaşlarını etrafında toplayan, onlar için çekim merkezi olan, moral ve motivasyon yaratan, heyecan ve coşku uyandıran, girdiği her ortama rengini veren ve ayağa kaldıran bir komutandı. Müthiş bir edebiyatçıydı. Halkımızın yaşadıkları, mücadele tarihimiz ve derinden hissettiği soylu duygular bir şiir olup dilinden akardı. Ağzından çıkan her sözcük onu dinleyenlerin yüreğine bir ok gibi saplanır, derin bir etki bırakırdı. Hitabeti güçlü, ajitasyon ve propagandayı çok güçlü yapan, üslubu etkileyici ve sözleri vurucu hakiki bir halk öncüsüydü. İdeolojik, örgütsel ve askeri yönlerini iç içe ve dengeli bir biçimde geliştirme yeteneğine sahipti. Zagros, Botan, Serhat, Amed ve Rojava’da Sofî yoldaştan etkilenen yüzlerce genç Kurdistan Özgürlük Gerillası’na katıldı. Aynı zamanda yakın akrabalarından birçok genç Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’ne katıldı, fedaice mücadele ederek şehadete ulaştı.

Rojava halkının öncü devrimcisi ve komutanı olan Nûreddîn Sofî yoldaş, 24 yılını geçirdiği Kurdistan dağlarına eski arkadaşlarını görme temelinde ziyarete geldi. Halk Savunma Merkezi Karargah Komutanlığımızı ziyarete geldiği esnada 6 Nisan 2021 günü Garê bölgesinin Bergarê alanında işgalci Türk ordusunun gerçekleştirdiği saldırı sonucunda yanındaki Bahtiyar Gabar yoldaşla birlikte şehadete ulaştı. Nûreddîn Sofî yoldaşın değerli yurtsever ailesine, Rojava halkına, Kuzey – Doğu Suriye halklarına, tüm Kurdistan halkına, YPG komutan ve savaşçılarına başsağlığı diliyoruz.

Bahtiyar Gabar’a ilişkin;

Kurdistan toprakları, Neolitik Devrim başta olmak üzere birçok tarihi çıkışa ev sahipliği yapmış ve sayısız toplumsal değerin ilk geliştiği alan olarak insanlık tarihindeki yerini almıştır. Kutsal Kurdistan topraklarında binlerce yıldır yaşayan ve üreten halkımız, sömürgeciler tarafından yapay sınırlarla parçalanmış ve her parçada asimilasyon, inkâr ve imha saldırılarına maruz kalmıştır. İlk dillerin yaratıldığı topraklarda dili, kültürü ve öz benliği inkâr edilen; insanlığın görebileceği en acımasız imha saldırılarının hedefi olan Kürt halkı bütün bu saldırılara rağmen varlığını koruyabilmiştir. Gelişen her soykırım saldırısı karşısında aşina olduğu Kurdistan dağlarına dayanarak direnmiştir. Büyük acılar çeken ve soykırım kıskacında can çekişen bir konuma düşürülen halkımız Rêber Apo ile birlikte yeniden dirilmiştir. Hiçbir imkanın ve başarı umudunun olmadığı bir ortamda partimiz PKK bir umut hareketi olarak doğmuş ve direnen halkımızın umudu olmuştur. 14 Temmuz Direnişi ile Amed Zindanı’nda sömürgecileri yenilgi uğratan mücadelemiz, Şanlı 15 Ağustos Atılımı ile gerillalaşmış ve kentlerde serhildan halkına dönüşmüştür. PKK ile dirilen halkımız en yiğit evlatlarını mücadele saflarına göndermiş ve Kurdistan’ın dört bir yanını direniş merkezleri haline getirmiştir. Mücadelemizin erken dönemlerinden itibaren halkımızla buluşarak kitleselleştiği ilk alanlardan olan Wan kentimiz, geliştirdiği direniş ve serhildanlarla halkımızın onurlu tarihindeki yerini almış, kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek yaratmıştır.

Bahtiyar yoldaşımız bu kutsal geleneğin son derece diri olduğu Wan’ın Şax ilçesinde dünyaya geldi. Yurtseverlik duygularının her zaman ön planda ve direnişçi çizginin hakîm olduğu Ertûşî aşiretine mensup değerli bir ailemizin ferdi olan Bahtiyar yoldaşımız, direniş kültürü ve Kurdistanî değerleri erken yaşlardan itibaren içselleştirdi. Eğitim görmek için 6 yaşında ailesinden ayrılmak zorunda kalan yoldaşımız İstanbul’a gitti. Bahtiyar yoldaşımız Kurdistan’dan uzakta bir yandan eğitimine devam etti diğer taraftan çalışarak ailesine maddi destekte bulundu. Bu nedenle çalışkanlık ve emekçilik Bahtiyar yoldaşımızın erken yaşlardan itibaren temel kişilik özellikleri haline geldi. Ülkesinden ve kültüründen uzakta büyümesine rağmen bir Kürt genci olarak öz değerlerini her zaman korumayı bildi. Türkiye metropollerinde Kürtlere yönelik dışlama ve sistematik olarak uygulanan asimilasyon saldırılarına bizzat tanıklık etmek, yoldaşımızın mücadele arayışı içine girmesine neden oldu. Her halk gibi Kürt halkının da temel toplumsal değerlerine bağlı kalarak dilini konuşması, kültürünü özgürce yaşaması gerektiğini bilince çıkardı ve sömürgecilerin bu gerçekliği yok etme çabalarına karşı büyük bir öfke duydu. Politik merakı ve duyarlılığı ile birlikte içinde yaşadığı yurtsever çevre Bahtiyar yoldaşımızın Kurdistan’da devam eden savaşı ve partimiz PKK’yi yakından takip etmesini sağladı. Mücadelemize karşı ilgisi her geçen gün arttı. DAİŞ çetelerinin Rojavayê Kurdistan’daki halkımıza karşı geliştirdiği insanlık dışı saldırılar karşısında öfkesi büyüyen yoldaşımız, nasıl mücadele yürüteceği konusunda derin yoğunlaşmalar yaşadı. Amcasının oğlunun tarihi Kobanê Direnişi’ne katılıp şehit düşmesi Bahtiyar yoldaşımız üzerinde derin bir etki yarattı. Güçlü bir öz savunma olmadan halkımızın varlığını koruyup özgürlüğünü sağlayamayacağı gerçeğini çok iyi bilen Bahtiyar 2015 yılında Botan’da mücadele saflarına katıldı.

Bakurê Kurdistan’da gerilla saflarına katılan Bahtiyar yoldaşımız ilk gerillacılık deneyimini gerillacılığın kalbinde yaşama şansına erişti. Büyük bir özlem ve merak beslediği gerilla yaşamına bütün gücüyle katıldı. Daha sonraki süreçte gerillacılık taktiklerinde uzmanlaşmak, Partimizi daha iyi anlamak ve Rêber Apo felsefesinde derinleşmek için Medya Savunma Alanları’na geçerek eğitim sürecine dahil oldu. Keskin zekası, dürüstlüğü, samimiyeti ve emekçiliğiyle ilk günlerden itibaren bütün yoldaşlarının dikkatini çekti. Samimi özü Parti saflarında hızla gelişmesinin zemini oldu. Bahtiyar yoldaşımız genç yaşına rağmen olgunluğuyla öne çıkan, pratik zekasıyla her sorun karşısında çözüm bulan, aldığı her göreve büyük bir ciddiyetle yaklaşan ve sonuca ulaştırmayı esas alan bir tarzın sahibi oldu. Başarıyla tamamladığı eğitim sürecinde gerillacılık taktiklerinde hızla uzmanlaştı, Önderlik felsefesini anlama ve pratiğe aktarmada büyük bir mesafe aldı. Pratik alana geçerek mücadelesini sürdüren yoldaşımız, yarattığı güvenle birçok stratejik öneme sahip çalışmada yerini aldı. Ciddiyetle yaklaştığı görevleri başarıya taşıma tarzı, mücadele temposu ile bütün yoldaşları tarafından örnek alınacak bir kişilik sahibi oldu. Birçok değerli komutanımızın yanında bulunarak onların tecrübelerini aldı ve öğrendiklerini hem yaşama aktardı hem de geliştirerek yoldaşlarına aktardı. Komünal çalışma tarzıyla her yoldaşını yaşama ve çalışmalara kattı. Katıldığı ilk günden itibaren yaşamda öncülük rolü oynayan yoldaşımız, kısa sürede ve genç yaşında komutanlaşarak dönemin militanlık çizgisinin gereklerini yerine getirdi. Askeri alana olan yatkınlığıyla yeni dönem taktiklerini hızla öğrenen, geliştiren ve pratiğe aktaran Bahtiyar yoldaşımız, tekniği mücadelemizin hizmetine koymak için birçok çalışmada yer alarak başarıya ulaşmasında yoğun emek harcadı. Güler yüzlü kişiliği ve samimi yoldaşlığıyla temas ettiği her yoldaşında iz bıraktı.

Nûreddîn Sofî yoldaşımıza ziyareti sürecinde eşlik eden Bahtiyar Gabar yoldaşımız, 6 Nisan 2021 günü Garê bölgesinin Bergarê alanında işgalci Türk ordusunun saldırısı sonucunda şehadete ulaştı. Mücadele arkadaşları olarak Bahtiyar yoldaşımızın mücadele mirasını asla unutmayacağımızın ve mutlaka zafere taşıyacağımızın sözünü veriyoruz.