Kürdistan Tarihi
Komün, ortaklaşma ve paylaşma çerçevesinde belirlenmiş ahlaki ve politik değerlere dayanarak yaşamayı tercih eden topluluklardır. Tarihsel olarak bu toplulukların daha renkli, çok bileşenli birliğinden de demokratik komünal toplum inşası gerçekleşmiştir. Komünal kültür salt etnik bir topluluğun ortaya çıkaracağı bir organizasyon olmayıp birden çok farklı toplumsal unsurun bir aradalığı ile mümkündü.
Med espirisi büyük oranda bütün Kürt etnik ve dini unsurları iki cinsin eşitliği temelinde birleştiren Kurdiliğin birleşik ifadesi halklaşma formu olan Kurmançlaşma üzerine kurulmuştur. Kurmançlaşma da Kurdi gibi dini bir kavram olup bütün Kürtlerin Merkezi Köleci Asur devletine karşı Halklaşma temelinde bir araya getirilmesidir. Halklaşma formu Zerdüşti devrimin sonucudur ve Neolitik sonrası insanlığa hediye edilen yeni bir toplumsal formdur.
Toplumsallık tarihinde öz savunma bir şekilde var olmuştur ve farklılıklar göstermiştir. Öz savunma sistemi kurulan toplumsal sistemin formuna göre biçim almıştır. Bu sosyal formlara bakılarak, komünal, devletçi ya da bu ikisinin toplamı karma bir yapıya göre öz savunma düzeni kurumlaştırılmıştır.
Son 52 yıllık Kürt hareketinin gelişmesi bu zeminlere itiraz olarak şekillenmiştir. Bugüne kadar yaşanan direniş tarihte örneklerini verdiğimiz Cumhuriyetin soykırım anılarına karşı aslında ne kadar haklı bir direniş olduğunu da bizlere açıklar niteliktedir.
Hafife alınacak saldırılar olmadığını görmek ve bu soykırım politikalarına karşı öze dönüş için ciddi bir çaba yürütmek zorunludur. Yüzleşmediğimiz her an bizi gönüllü olarak asimile olmaya bir adım yaklaştırmaktadır.
Cumhuriyet Kürtler açısından tarih boyunca en trajik olayların yaşanmasına neden olmuştur. Kürtler asimilasyon, soykırım, tehcir ve tüm bunların toplamı olan Kültürel Soykırım cenderesine alınmıştır. Bir yüzyıl boyunca devletin sistematik olarak yürüttüğü başat politika Kürt kültürel (zihinsel) soykırımı olmuştur.
Din ve inançlarda ahlaki politik toplumu inşa etme, özgür kişiliği yaratma arayışı özünde hep taşımıştır. Şayet bunu taşımazsa bu kadar uzun ömürlü olması imkânsızdır.
Sadabad Paktı, 8 Temmuz 1937′de İran’ın başkenti Tahran’da bulunan Sadabad Sarayı’nda Türkiye, Afganistan, Irak ve İran temsilcileri tarafından imzalandı.
Ehmedê Xani’nin Kürt ve Kürdistan tarihinde çok önemli bir yeri vardır. Onun yaşantısının öğrenilmesi Kürt kültür, sanat, dil ve edebiyatını öğrenmek açısından önemlidir.















