KU TR

Nazi Rejimi dönemi Doğu Avrupa’da Yahudilere ve Romanlara karşı duyulan nefretin sonucu söz konusu halklar gettolara kapatıldı. Gettolarda Yahudiler ve Romanlar hapishane hayatına mahkûm edildiler. 

Nazi ideolojisine göre Yahudiler ve Romanlar Ari ırkının saflığını tehdit ediyorlardı. Bu nedenle ortadan kaldırılması gereken toplum olarak görüyorlardı. Söz konusu bu halklara karşı toplu kıyımlar başta olmak üzere her türlü saldırı düzenlendi. Psikolojik olarak sürekli baskı altında tutuldular. ‘Aşağı ırk’, ‘haşere’ ve ‘hastalıklı insanlar’ olarak tarif edildiler ve görüldüler.

Gettolarının oluşturulması açlığa, yoksulluğa, kalabalıklığa ve sağlıksız koşullara neden oldu ve bu da işgal altındaki Polonya'da belli başlı hastalıkların oluşmasına ve yayılmasına neden oldu. Nazi rejiminin doktorları ve sağlık yetkilileri bu durumun nedenini Yahudilerin ‘düşük kültürel düzeyleri’ ve ‘kirli’ olmalarına bağladı. Bunu makaleler, posterler vb. şekillerde propaganda ettiler. Bu propaganda ile Yahudilere olan bakışı açısı şekillendirilmiş oldu. Bakış açısının özünde ‘aşağılama’ ve ‘küçük düşürme’ vardı.

Gettolarda izole edilen Yahudilerin yaşam koşulları oldukça zorluydu. Çok dar alanda çok sayıda insan tutuldu. Gettolarda tutulan insanların dışarı çıkmalarına izin verilmedi. Bu şekilde Yahudilerin kamp dışında bir yaşam imkanları kalmadı. Tutuldukları büyük hapishane yaşamında birçok temel ihtiyaçtan yoksun kaldılar. Yaşamın imkansızlıklarından kaynaklı hastalık, salgın, yetersiz beslenme, ilaçsızlık nedeniyle elli bine yakın insanın hayatını kaybettiği belirtilmektedir.

Bu kamplarda sistematik bir şekilde belirli sayıda insanlar çıkarılıp imha kamplarında katledildiler. Gettolar içerisinde örgütlenerek birtakım isyanlara kalksalar da başarılı olamadılar. Gettolarda bulunan Yahudiler neredeyse tamamen imha edildi. Gettolarda katledilen iki ila üç milyon Yahudi olduğu tahmin edilmektedir.

Maxmûr kampına yönelik Türk devletinin ilk günlerden beri, KDP’nin 2019 yılından ve Irak devletinin 2023 yılından beri sistematik bir şekilde izolasyon ve tecrit etme politikaları yürürlüktedir. Gerillayı bahane eden Irak devleti ve KDP’nin, gerillanın kampın etrafından çekilmesine rağmen Mexmûr’u hedef alan politikaları sertleşerek devam ediyor. Teller ile etrafı kapatılmaya çalışılan kamp bir gettoya dönüştürülmek; yaşam koşulları zaten zor olduğu kampta, hayat tamamen felç edilmek isteniyor.

Birleşmiş Milletler tarafından resmî bir mülteci kamp olarak tanınan Mexmûr kampı, Türk devletinin, KDP’nin ve Irak Devletinin iş birliği ile sürekli psikolojik ve fiziki saldırılar ile meşruiyeti zedelenmek, ortadan kaldırılmak isteniyor. Asıl olarak bununla amaçlanan Mexmûr’u teslim alma çabalarıdır. Türk devleti-KDP-Irak tarafından Nazi’nin soykırımcı zihniyeti gibi toplu katliamlara cesaret edilemese de 40 yıla yakın gösterdiği direnişinden pişman ettirilmeye çalışılıyor.

Nazilerin sistematik şekilde Yahudileri dışarı çıkarıp imha ettirmesi ile Maxmûr halkının dışarı çıkış-girişlerini sürekli denetim altında tutarak psikolojik baskı yapması arasında zihniyet düzeyinde herhangi bir fark yoktur. Irak ve KDP’nin yaptığı Türk devletinin isteği üzerine teslim alma, ajanlaştırma faaliyetleri kapsamındadır. Yine yaşamın temel ihtiyaçlarının temininde zorluklar çıkarması da aynı çerçevededir. Örgütlü yaşamı dağıtmak, ortadan kaldırmak amaçlanıyor. Böylece kamp boşaltılmak isteniyor.

Her şeyden önce şunu iyi anlamak gerekiyor. Mexmûr kampına yönelik saldırılar Kürdistan Özgürlük Mücadelesinin ortaya çıkardığı Özgür Kürd’ün kimliğine yönelik saldırıdır. Mexmûr halkının on yıllardır özgür yaşam ve özgür kimlik uğrunda gösterdiği direniş bir nevi Kürdistan halk direnişinin özeti konumundadır. En katlanılmaz acıları, her türlü yoğun saldırıları yaşamış ve buna karşı bir direniş çizgisi oluşturmuş halktır. Mexmûr halkına yönelik saldırıda hedeflenen yalnızca bir kamp değildir. Bir çizgiye yönelik saldırıyı ifade ediyor. Bu çerçeveden bakıldığında Mexmûr direnişinin ne kadar değerli olduğu daha net görülmektedir.

Bunun için Mexmûr halkının direnişi tüm Kürt halkının direnişini ifade etmektedir. Dolayısıyla direnişin daha da güçlenmesi için yediden yetmişe herkesin destek vermesi, yanında durması gerekmektedir. Mexmûr Özgür Kürtlük mücadelesi veren herkesin kimliğini ifade ediyor. Özgür Kürtlük mücadelesi veren herkesin de Mexmûr’a yönelik her saldırının kendisine yapıldığı bilinciyle hareket ederek direnişine sonuna kadar destek sağlamalıdır. Mexmûr’un bir getto olmasına izin verilemez. Nazi zihniyetinin Kürtler üzerinde herhangi bir sonuç veremeyeceği tüm dünyaya gösterilmelidir.

Murat Çelik