Tarihte Önderlik kurumunu ele aldığımızda birçok Önderlik biçimleri ortaya çıkmıştır. Stratejik-Taktik, Tarihsel ve kısa vadeli önderlikler çıktığı gibi bir sosyolojide, felsefede, mimari alanda, kadın direnişinde, müzikte de kendi alanlarına öncülük eden önder kişiler çıkmıştır.
Bunlara örnek olarak müzikte Mozart; kadın direnişinde, Roza Luxemburg, Clara Zetkin gibi önder kadınlar; mimari alanda Leonardo Davinci, Mimar Sinan; felsefede Sokrates, Eflatun, Aristoteles; Sosyolojide ise Marks, Lenin, Engels gibi öncü kişiler çıkmıştır. Sadece bulunduğu zaman ve mekâna hitap edenlere kısa süreli Önderlikler olurken, bulunduğu zamanı aşıp, tarihe damga vuran Önderlikler (Hz. Muhammed, Hz. İsa gibi peygamberler) olur.
Stratejik Önderlikler ise; hedefler koyan, bunun yol ve yöntemini geliştiren, siyasetini ve örgütlemesini yapanlardır. Kendi kişiliğinde tarih diyalektiğini oluşturup yine kişiliğinde kadın, komün ve demokratik değerleri yaratanlarıdır. Bu değerlerle ortaya çıkan önderlikler, tarihi tersine çevirip tarihe yeniden yön verirler. Taktik önderlikler ise birebir stratejik önderliği uygulayan güçtür diyebiliriz.
Kürdistan’da gelişen önderliklere baktığımızda tarihte stratejik ittifaklar yapılan noktalar olsa da Önderlik olan çıkan kişiler ya klasik önderler olmuştur ya da modern önderlik adı altında düşman hizmetine girmişlerdir. Kürdistan tarihine baktığımız zaman örneğin Asurlara karşı Babillerle ittifak veya Perslerle olan ittifaklar Harpagos ihanetine kadar stratejik konumdadır. Osmanlı ile birlikte gelişen sınıflaşmayla Kürt önderler vasfını yitirip hizmet eder konuma gelmişlerdir. Birçok önder kişilik işbirlikçi olur, kendi menfaatlerini halkın menfaatlerinin üzerinde görürler. Ve yüz yılardır yaşanan acıların temel kaynağı olurlar. Kürtleri ideolojisiz, siyasetsiz felsefesiz bırakırlar. Kürtler ise üzerinde soykırım saldırıları yürütülürken Önderlikten yoksun olmaları nedeniyle saldırılar karşısında doğru tutum ve davranışları yerinde ve zamanında geliştiremezler. Saldırılar devam ettikçe yaratılan sosyolojik-toplumsal tahribattan kaynaklı doğru bir Önderlik ortaya çıkmamıştır.
Önderliksel duruş ve çıkış esas olarak ulus, cins, sınıf gibi toplumu her yönüyle ele alınmasıdır. Geçmişi güncel ile, günceli ise gelecekle doğru bir tarzda anlamlandırandır. Yani sadece yönetim işiyle ilgilenmez. Bununla daha çok taktik önderlikler, kurumlar ilgilenir. Günlük ve taktik yönetimler stratejiye göre belirlenir ve pratiğe geçirilir, yani uygulanır. Bütün toplumlar stratejik ve taktik olarak yönetilmeye ihtiyaç duyar. Toplum, insanların örgütlülüğü ile gelişir. Bu örgütlülüğün yönetilmemesi durumu hiçbir anlam ifade etmez. Nitelik veya nicelik bakımından ne kadar gelişkin ise de yönetildiği zaman örgütlülük anlamını kazanır.
Kürtlerde tarihsel olarak Önderlik kurumu Reber APO’nun tarihsel çıkışına kadar ciddi boşluk yaşamıştır. Rêber APO kişiliğinde tarih ve toplumu yeniden yaratıp Kürdistan’da yaşanan çarpıklıklara karşı tarih sahnesine çıkmıştır. Hiçbir egemen sisteme ve kuruma dayanmadan Kürdistan’daki en alt tabanı yani ezilen halkı esas alıp onlara güç verip onlardan güç alır. Ortadoğu’da çıkmış olsa da yarattığı değerlerle doğu-batı sentezi oluşturmuştur. Kaynak olarak komünal tarih değerlerini alır ve halkın direnişine güç kaynağı olur. Devletçi sisteme karşı demokratik değerleri esas alır ve bunun sistemini oluşturur.
Bu anlamda Rêber APO Kürdistan’daki stratejik önderlik boşluğunu doldurmuştur. Tabi ki bu Önderlikleşme durumu Rêber APO’nun kendisi tarafından kararlaştırılmamıştır. Kürdistan’ın o günkü koşulları bu durumu dayatmıştır. Anlamını ve özgürlüğünü yitiren halkın acı gerçeğiyle karşılaşınca bu acılara son vermeyi kendine farz bilmiştir. Rêber APO da dönemi iyi okuyup, Kürt halkında yeniden anlam yaratarak, büyük emekler vererek Önderlik konumuna geçmiştir. Kimse Rêber APO’yu Önderlik kurumuna getirmemiştir. Adeta bir ışık gibi her karanlığı aydınlatan muhteşem kişiliğiyle bunu kendisi başarmıştır. Doğru şekilde örgütleme, eyleme geçirme ve düzenleme yetkinliğini geliştirerek stratejik boşluk Rêber APO tarafından doldurulmuştur.
Rêber APO, sürekli Kürtlere yönelik ‘’Önderlikleşememe’’ eleştirisini yapar. Sonuç itibariyle Önderlik bir kurumdur. Bu kurum için; Stratejik düşünen, stratejik adımlar atabilen, stratejik değişimler yapabilen kişiler gerekmektedir. Bu nedenle Kürt bireyinin bu konularda yetersiz kaldığını eleştirmektedir. Stratejik çalışmalar yapan bireylerin bulunduğu konum Stratejik Önderlik kurumu olmaktadır.
Editörden















