Tüm Haberler
Rêber APO: Sürecin Gelişmesinin Siyasi ve Hukuki Gerekliliklere Bağlı Olduğu Cümlemizin Arkasındayız
İmralı'dan dönen DEM Parti İmralı Heyeti görüşmeye dair yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada Rêber APO'nun “27 Şubat açıklamasında belirttiğimiz, sürecin gelişmesinin siyasi ve hukuki gerekliliklere bağlı olduğu cümlemizin arkasındayız” dediği aktarıldı.
Kadından daha ağır olarak erkek sorununu gündemleştirmek önemlidir. Erkekteki egemenlik, iktidar kavramının çözümlenmesi, kadın köleliğinden daha az önemli değildir. Belki de daha zordur.
Yaşamın değersizleştirilmesi kapitalist sistemin dolaysız sonucudur. Sistem bunu toplumu dağıtarak yapmıştır. Bilinç zayıflatılmış, zihniyetteki yabancılaşma sayesinde düşünce gücü mimetik düzeye indirgenirken bunun en yüksek özgürlük ölçüsü olduğu şeklinde bir algı yaratılmıştır.
Rêber APO, Şengal’a üçüncü bir mektup gönderdi. Daha önce de iki mektup gönderilmişti. Son mektubunda Rêber APO Êzidîlere hitaben ''Bir daha asla yeni fermanlar yaşamayacaksınız; hiçbir yerde bu zulüm tekrarlanmayacak'' dedi.
...Tüm bunlar soykırımlardan beter sonuçlar doğuran durumlardır. Dolayısıyla önce kendimizle ve yanlış yaşamla savaşmak zorundayız. Soykırımın farkında olan insan, tüm yaşamını soykırıma karşı durmaya ve mücadele etmeye göre oluşturmazsa soykırımın acınacak kurbanı ya da suç ortağı haline gelir.
Devlet kurumu tam bir erkek icadı olarak anlam kazanırken, talan ve ganimet amaçlı savaşlar adeta bir üretim tarzı haline gelmiştir. Kadının üretime dayalı toplumsal etkinliği yerine, erkeğin savaşa ve ganimetlere dayalı toplumsal etkinliği geçmiştir. Kadının tutsaklığıyla savaşçı toplum kültürü arasında yakın bir ilişki vardır.
Her soykırımın öncesinde hazırlık aşaması vardır. Hazırlık aşaması ile yapılan soykırımın zemini hazırlamaktır. Yapılan bu hazırlık soykırım açısından belirleyici olmaktadır. Hazırlık süreçlerini iyi anlamak soykırımın içeriğini deşifre edebilir. Çünkü soykırım hazırlık aşamalarında saklıdır.
Toplumsal cinsiyet, bir kız ya da erkek olarak davranmayı öğrenmekten daha fazla bir şeydir. Toplumsal cinsiyet farklılıkları her gün, her anda yaşadığımız bir şeydir. Toplumsal cinsiyet sadece var olan bir şey değildir; hepimiz başkalarıyla olan toplumsal etkileşimlerimizde ‘toplumsal cinsiyeti oluşturmaktayız.
Ulus-devlet oluşumu doğası gereği tahakkümü altına aldığı toplumda homojenleştirmeyi (tekleştirme) hedefler. Tek bir ulusun devleti, tek bir ulus hakimiyeti amaçlanır. Bu da diğer ulusların tasfiyesini gerektirir. Farklı inanç, halklar, toplumlar ya hakim ulus içerisinde eritilir ya ad ortadan kaldırılır.

















