Tüm Haberler
‘'Halk olarak en temel sorunumuz, kendi kaderimiz konusunda bir yönetim gücü teşkil etmemek ve hep yönetilmeyi beklemektir.’’
1923 Lozan antlaşmasından üç ay sonra ilan edilen Cumhuriyet yüz yıl boyunca bu antlaşmaya bağlılığın gereği tekleşmenin aracı oldu. 1950’li yıllara kadar Kürtlere doğrudan fiziki soykırım uygulandı. Sonraki yıllarda inkâr ve imha siyaseti fiziki soykırım ve göçertmeler azalsa da bütün alanlarda devam etti
Yarım asrı aşan mücadelenin, savaşın en kahredici yanını çeken annelerimiz… Dün Meclis komisyonundan gösterdikleri duruş ile mücadelenin özetini dost düşman herkese gösterdiler. Bir yandan çekilen acıları ve kahırları dile getirdiler, bir yandan da mücadelenin kararlığını gösterdiler.
Türkiye Cumhuriyet’i tekçilik üzerinde kurgulanırken hem Anadolu ve Kürdistan düzeyinde hem de uluslararası düzeyde Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisinde bulunan diğer halkları ve inançları inkâr, imha ve asimilasyon kıskacına alan politikalar birbirini takip ediyordu. Birinci Dünya Savaşında yenilgi ile çıkan Osmanlı, Anadolu ve Mezopotamya’ya sıkıştırılmıştı. Çağa ayak uyduramayınca değişimi kaçınılmaz oluyordu.
Rêber APO gerçekleştirdiği son görüşmelerde Kürt sorununun idam sehpalarından masaya geldiğini belirtiyordu. Cumhuriyet öncesinde ve sonrası dönemde gerçekleşen Şêx Seîd, Seyid Rıza, Agirî, Mahabad serhildanları trajedilerle sonlandı. Fakat Özgürlük Hareketi’nin muazzam direnişi sonucu şu an sorunların çözümü için kurulmuş bir masa bulunmaktadır.
Yazılı açıklama yapan HPG Basın ve İrtibat Merkezi 41. Yıldönümünde 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı kutladı. Açıklamada ‘’Kürdün ölüm fermanını yırtan, varlık ve özgürlük savaşını başlatarak Kürt halkının dirilişini sağlayan Ulusal Diriliş Bayramı Rêber Apo’ya, şehitlerimizin değerli ailelerine, yurtsever Kürt halkımıza, dünyanın dört bir yanında mücadelemize omuz veren dostlarımıza ve tüm yoldaşlarımıza kutlu olsun’’ denildi.
Rêber APO’nun Mexmûr halkına hitaben mektup gönderdi. Maxmûrlular Rêber APO’nun mektubunu kampta bir araya gelerek kitlesel bir şekilde dinledi.
Nazi Rejimi dönemi Doğu Avrupa’da Yahudilere ve Romanlara karşı duyulan nefretin sonucu söz konusu halklar gettolara kapatıldı. Gettolarda Yahudiler ve Romanlar hapishane hayatına mahkûm edildiler.
Komünün temelinde özgürlük anlayışı vardır. Özgürlükten anlaşılması gereken ahlaki ve politik toplumsal değerler etrafında herhangi bir tahakküme tabi olmadan örülen yaşamdır. Ahlak değerleri, toplumun özgürlük ilkelerine, yasalarına bağlılık taşır.

















