Tüm Haberler
Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ilk anından şahadetine kadar sonsuz bağlılık ve bu bağlılığın gereği çok büyük emek ve çabanın sahibi olan Kemal Pir, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin her ferdi için örnek bir militan, ulaşılması gereken ölçülerin vücut bulmuş halidir. Sadece Kürt bireyler için değil, enternasyonalist devrimcilerin kendisine kılavuz edindiği bir devrimcidir.
Rêber APO’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum sürecine dair herkes tartışıyor, yorumlarda bulunuyor, bakış açısı geliştiriyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Anlaşılan, bundan sonra da bu tartışmalar yoğunlaşarak, derinleşerek devam edecek. Her tartışma her, yorum, her görüş ve her bakış açısı sürece dair yoğunlaşmalarımızı derinleştirmektedir. Bu açıdan sürece dair kafa yormak her açıdan değerlidir, kazandırır.
Son zamanlarda neredeyse her gün kadın ölümleri haberleri görüyor, duyuyoruz. Bu kadın ölümleri ‘şüpheli ölüm’ denilerek ciddi bir araştırma yapılmadan, soruşturulmadan, hesapsız bırakılarak genelde ‘intihar’ olarak adlandırılıp sonuçsuz bırakılmaktadır.
Kürt, Ermeni, Rum başta olmak üzere Anadolu ve Kürdistan’daki halkların soykırıma uğramasına neden olan, günümüzde de şovenizmin kaynağı olan Türk milliyetçiliğinin Balkanlardan ithal bir ideoloji olduğunu görmekteyiz. Türk halkının benimsediği ve geliştirdiği bir ideoloji olmamaktadır.
Rêber APO, ‘Türkiye’nin Zor Yakalanan Barışı’ başlıklı konferansa mesaj gönderdi. Mesajda ''Kürtler arasındaki ilişkiler de demokratik temelli birlik biçiminde olmalıdır. Bütün Kürtleri demokratik zeminde buluşmaya ve birlik olmaya çağırıyorum'' dedi.
1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla İstanbul’da düzenlenen mitingde Önder Apo’nun mesajı okundu.
Önder Apo'nun mesajı şöyle:
“Barış ve demokrasi için mücadele edenlere…
Rêber APO İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmede sürecin üç kilit kavramının ‘Demokratik Toplum, Barış ve Entegrasyon’ olduğunu belirtti. ‘Barış’ın ne olduğuna dair çok soru sorulmamaktadır. Rêber APO barış kelimesinin Kapitalist modernite şartlarında tuzak yüklü olduğunu belirtir.
Kuruluş felsefesi toplumsal değerleri yani ana-kadın etrafında oluşan komünal değerleri gasp etme üzerine olan devlet, erkeğin gaspı olarak zorun başa gelmesine zemin hazırlamıştır.

















