Direniş Gündemi
Rêber APO’nun Arap aşiretlerine gönderdiği 28 Temmuz tarihli mektup yayınlandı. Rêber APO Kuzeydoğu Suriye’de yaşayan Arap aşiret büyükleri ve şeyhlerine hitap ederken ‘’Arap ve Kürt halkları arasındaki ilişki ve ittifaka inanan yeni bir tarihi temel oluşturuyorsunuz’’ diyor.
12 Eylül 1980 tarihinde Kenan Evren öncülüğünde gerçekleştirilen darbenin neden ve ne amaçla yapıldığını Rêber APO beşinci savunmasında dönemin koşulları ile birlikte değerlendirmektedir. Dünya kapitalist sisteminin yaşadığı bunalımı aşma çabasında olup Türkiye’de de bunalımı aşmaya çalışmıştır.
Çöktürme Eylem Planı kapsamında Türk devletinin başlattığı soykırım konseptince Kürdistan Özgürlük mücadelesinin bütün varlığı, varlığına imkân tanıyan her şey hedef haline getirildi.
Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ilk anından şahadetine kadar sonsuz bağlılık ve bu bağlılığın gereği çok büyük emek ve çabanın sahibi olan Kemal Pir, Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin her ferdi için örnek bir militan, ulaşılması gereken ölçülerin vücut bulmuş halidir. Sadece Kürt bireyler için değil, enternasyonalist devrimcilerin kendisine kılavuz edindiği bir devrimcidir.
Rêber APO’nun başlattığı Barış ve Demokratik Toplum sürecine dair herkes tartışıyor, yorumlarda bulunuyor, bakış açısı geliştiriyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Anlaşılan, bundan sonra da bu tartışmalar yoğunlaşarak, derinleşerek devam edecek. Her tartışma her, yorum, her görüş ve her bakış açısı sürece dair yoğunlaşmalarımızı derinleştirmektedir. Bu açıdan sürece dair kafa yormak her açıdan değerlidir, kazandırır.
Kürt, Ermeni, Rum başta olmak üzere Anadolu ve Kürdistan’daki halkların soykırıma uğramasına neden olan, günümüzde de şovenizmin kaynağı olan Türk milliyetçiliğinin Balkanlardan ithal bir ideoloji olduğunu görmekteyiz. Türk halkının benimsediği ve geliştirdiği bir ideoloji olmamaktadır.
Rêber APO İmralı Heyeti ile yaptığı görüşmede sürecin üç kilit kavramının ‘Demokratik Toplum, Barış ve Entegrasyon’ olduğunu belirtti. ‘Barış’ın ne olduğuna dair çok soru sorulmamaktadır. Rêber APO barış kelimesinin Kapitalist modernite şartlarında tuzak yüklü olduğunu belirtir.
Kuruluş felsefesi toplumsal değerleri yani ana-kadın etrafında oluşan komünal değerleri gasp etme üzerine olan devlet, erkeğin gaspı olarak zorun başa gelmesine zemin hazırlamıştır.















